Kendimin Peşinde: Uykusuz Gecelerin Sessizliğiyle Yeniden Doğmak
Bazen insan, en büyük yabancılığı kendi yüzünde yaşar. Ömür boyu aynalara bakar ama bir kez olsun gözlerinin ardındaki kişiyi göremez. Ben de öyleydim. Kendimi tanıdığımı sandım. Oysa koca bir yalan zincirine “hayat” demişim.
Gerçek Özlem kimdir, ne ister, ne arar, neyin peşindedir… Hiç sormamışım. Bir gün, çok saçma bir şeyin vesilesiyle başladı yolculuk. Ve … Perde kalktı. Yalanlar, ihanetler, kahpe dostlar… Menfaat için “kardeşim” diyenler, “dostum” diyenler… Hepsi tek tek döküldü.
O günden sonra kimsenin samimiyetine inanmadım. Çok kısa bir süre sonra da İpleri kopardım. Kendimi bulabileceğime inanmıyorum belki. Ama tutunuyorum. Yeni Özlem’e alışmaya çalışıyorum. Farklı kapılar aralıyor, yeniden para kazanmanın yollarını arıyorum. Onların bitirmeye çalıştığı Özlem’i yeniden çok daha güçlü şekilde ayakta görmek için. Hem de evden çıkmadan, yeni sahte insanlar tanımadan.
Kendimi bulma çabam, ölen birine “kalk” diye yalvarmaya benziyor. Zor...
Neden Durmadım, Neden Şimdi Başlıyorum
Ben Özlem.72 saate yaklaşan uykusuzluğun içinde hâlâ bir şeyler kuruyorum.
Yorgunum. Ama durmadım. Çünkü:
Durmak, borçları durdurmuyor.
Durmak, hayallerimi ertelemek demek.
Durmak, başkalarının sistemine teslim olmak demek..
Ben kendi sistemimi kuruyorum.
Kendi zamanımı, kendi gelirimi, kendi ismimi.
Bugün değilse ne zaman? Yarın daha mı az yorgun olacağım? Hayır.
Ama bugün bir şey kurarsam, yarın bir şey kazanabilirim.
Bugün bir şey anlatırsam, yarın birileri dinleyebilir.
Bugün bir şey satarsam, yarın bir adım daha özgür olurum.
Ben bu geceyi seçtim. Çünkü bu gece sessiz.
Bu gece kimse beni bölmüyor.
Bu gece sadece ben ve hedeflerim var.
Neden şimdi? Çünkü artık yeter.
Yeter ertelemekten, yeter beklemekten, yeter “belki” demekten.
Ben artık “şimdi” diyorum.
Ve bu “şimdi”, benim için bir başlangıç.
Herkes uyurken ben çalışıyorsam, kimse buna şans diyemez.
En son ne zaman uyuduğumu unuttum.
Sabahların kahvaltılarını, akşamların yemek sofralarını, kendim için en son ne zaman bir şey yaptığımı… unuttum.
Evet, unutmak… ve bir daha hatırlayamamak.
Sadece ekran.
Sadece mücadele.
Bir gün karşıma geçip “yaşıyorsun bu hayatı” diyecekler.
Ama ben gelecekte değil, bu anın içinde, uykusuz bir hayattayım.
Ve ben sizi hep buradaki halimle hatırlayacağım..
Gücüm bundan geliyor zaten. Her şeyin bilincinde olmak, farkında olmak, beynimi susturamamak. Bazen bağımlılığım ağır basıyor, bazen özgürlük… ve her ikisi de olmadan hiçbir şey tam değil. İşte bu yüzden, bu yük hem yoruyor hem besliyor.
Her şeyin farkında olarak yaşamayı, hem yük hem yakıt taşımayı öğrendim. Gerçek güç, kahramanlık taslamak değil, akışı hissetmek. Farkındalıkla teraziyi dengede tutabilmek...
Bu hayatı uykusuz, gözyaşlı ve mücadele dolu haliyle hatırlayacağım.
Ve Son...
Elhamdülillah, Müslümanım. Allah’a inanıyorum. Ama bazen soruyorum:
“Allah’ım, gerçekten ben bu kadar derdi kaldırabilmek için mi yaratıldım?”
Belki de gerçek Özlem’i bulmak, önce bu sorunun cevabını aramakla başlayacak. Ama şunu biliyorum: Ben artık başkalarının bana biçtiği Özlem değilim. Ben, kendi ellerimle yeniden yazdığım Özlem’im.
Ve yolun sonunu bilmiyorum.
Ama bir şeyi biliyorum: Yazacağım. Hep yazacağım.
“Bu yazı, sadece bir başlangıç değil; benim yeniden var oluşumun ilk sayfası.”
